Günlük Doz: İstanbul

Monday, June 26, 2006

Gitmediğim, Gitsem de Giremediğim Müzeler

Müzeler kenti Istanbul'un artık bir de Modern Sanat Müzesi olmuş, ne güzel.


Ne yazık ki benim gittiğim gün erken kapanmıştı, sadece kapısına parketmiş NATO destroyerine bakan kafesinde kahve içebildim. Bir de Sabancı Müzesi'ndeki Picasso sergisi var. 250.000 kişi gibi Türkiye için hem şaşırtıcı, bir o kadar da sevindirici sayıda insanın ziyaret ettiği sergi ben gelmeden bitti. Halbuki yıllar önce Nişantaşı'nda taslak çizimlerinden oluşan sergisi nerede ise boş idi. Hemen buraya New York'taki Modern Art Müzesi'nden (MoMa) bir Picasso resmi ekleyelim, Avignon'lu kadınlar (Les Demoiselles d'Avignon, 1907).

Gitmeyi isteyip de gidemediğim müzeler listesine Istanbul Modern'i Koç'un Sanayi Müzesi'nin yanına ekledim böylece. Giremediğim bir başka müze olan Sanayi Müzesi'ne Sirkeci'den motora atlayıp Haliç içinden gidip, sonra teleferik ile Eyüp'e, Pierre Loti kahvesine çıkma planım bir kez daha zaman ayrılamadığı için gerçekleşmedi.

Son olarak da Dünya Müzeler Günü 18 Mayıs. Aynı akşam kimi müzeler gece 2ye kadar açık. Geceyarısı Ayasofya ya da Topkapı Sarayı içinde gezinme fikri çok keyifli (bir o kadar da ürkütücü aslında) gelmişti ama o akşam ikinci şişe şarap bitince artık kalkıp gidecek halimiz kalmamıştı.



Tabii bu noktada şunu da eklemem lazım, müzelere gidecek zamanı bulayan bendeniz, hiçbir kafeyi de kaçırmadım. Örneğin Ara Güler'in Galatasaray lisesi yanındaki Ara kafesi. Bu dozu da Ara ve Picasso'yu başbaşa birakarak bitiriyorum. "I have discovered photography. Now I can kill myself. I have nothing else to learn." Picasso

2 Comments:

  • Soğuk bir kış günü Ara Cafe'ye gidip "meksika usulü sıcak çukulata" içmek gibisi yoktur. Lütfen yazmaya devam et.

    By Anonymous S., at 10:16 AM  

  • hahahah çukulata ama çikolata değil, lütfen :D....

    By Anonymous S., at 10:17 AM  

Post a Comment

Links to this post:

Create a Link

<< Home