Günlük Doz: İstanbul

Thursday, July 06, 2006

Vapurumu vermem



İlk önce dolmuşlar gitti, şimdi de vapurlar gidiyor. Istanbul kişiliksiz, sıradan herhangi bir şehir olma yolunda bir adım daha atıyor. Evet, dökülüyorlar. Anlıyorum, bakımları çok pahalıya geliyordur. Tamam, ekonomik değiller. Fakat yeni bir denizotobüsü filosu almaya harcanacak para ile modernize edilip daha yıllarca kullanılamazlar mı? Aynı şeyleri dolmuşlar kaldırılırken de düşünmüştüm. '50 model Şevroleler yolcu taşıma işlerine bir tek Küba'da devam ediyorlar.

Tanzimat dönemine kadar Istanbul yarımadasından dışarı pek yayılmamıştı, boğaz ise yolu bile olmayan balıkçı köylerinden ibaretti. Canlanan ekonomi ile beraber boğazda yazlık villalar yapılmaya başlandı, ama ulaşım daha çok kayıklar ile yapılıyordu. Biri Ingiliz, biri Rus iki şirket birer vapur işletmeye başlayınca ulaşım süresi yarıya iner. Kapitülasyonlar yüzünden bunlar engellenemeyince rakip olarak devrin denizcilik idaresi kendisi de bir vapur işletmeye başlar. Bu atılım ile Osmanlı'nın ilk anonim şirketi Şirket-i Hayriye 1851de kurulur. Henuz uygun iskele olmadığı için ilk seferlerde uğranılan köyün önünde açıkta duran vapurdan sandallar ile yolcular kıyıya taşınırdı. Köy derken Bebek, Arnavutköy, Istinye köylerinden bahsediyoruz. Günümüzde vapur yanaşmadan iskeleye atlayan zihniyetin o dönemki karşılığı olan sandallar ile vapura tırmanma çabası beraberinde dönemin yandan çarklı vapurlarının anaforuna kapılma tehlikesini getirdi, bu yüzden vapurların iskelesi olmayan yerlerde en yakın yalıya yanaşmasına karar verildi.

Şirket-i Hayriye 1944 yılında Ulaştırma Bakanlığına bağlanarak Deniz Yolları Idaresine geçer. 2005 yılında ise Şehir Hatları işletmesi'nin Istanbul Belediyesine bağlı IDOya geçmesine karar verilir. Üstüne de artık vapurların çok eskidiği ve kaldırılıp yerine deniz otobüsü alınması önerisi gelir. Dışarısında oturulamayan soğuk ülke Norveç malı deniz otobüslerine gelen tepkiler karşısında geri adım atılarak bir anket ile göstermelik bir seçme şansı tanınır. Tabii küçük harf ile yazılanları okursak bu vapurların Türkiye'de değil deniz otobüslerinin alınacağı Norveç'te yaptırılacağını görüyoruz. Alınacak deniz otobüsü derken dilim sürçmedi, çünkü bu yeni vapurlar sadece birkaç hatta işleyecek, kalan hatlar ille de daha az kişiyi daha pahalıya ama daha hızlı taşıyacak deniz otobüsü olacakmış!

2 Comments:

  • Yazik, vapurla karsiya gecmenin en guzel yaninin disariya oturup etrafi izlerken simit yemek oldugunu dusunmediler mi deniz otobusune gecelim derken..
    Amerikadan donup de yasasin bogaz deyip, sirf manzarayi seyretmek icin vapura binip bir ileri bir geri giden tek ben degilimdir herhalde.

    By Anonymous didem, at 8:14 PM  

  • Ben sahsen cok az vapura bindim. Yine de Istanbul'un kimligine katkisi olduguna katiliyorum. Yazinin ana fikrini cok begendim Zek. Dolmus, vapur ve daha kimbilir ne guzellikler, eskiler elden gidiyor. Ilerde ulke blok blok olacak.

    By Anonymous Anonymous, at 11:55 AM  

Post a Comment

Links to this post:

Create a Link

<< Home